31 Temmuz 2013 Çarşamba

Yengemin İftar Daveti

özleniyor muyum acaba okuyucularım tarafından? hayır uzun süredir sesim çıkmıyordu ama bu bi gerçek ki sizin de sesiniz kısılmış durumda :((

geçen hafta yengemlere-amcamın eşi olan- iftara davetliydik..bi aksilik olmazsa biz de onları son hafta yemeğe alıcaz inşallah..

bu ara Karadeniz de fındık zamanı malum,fındık bahçeleri için köye gitmişlerdi küçük amcamla halam;o gün tevafuk onlar da bi iş için buraya gelmişler,onların da katılımıyla kalabalık ve güzel bi iftar oldu.

çok uzatmadan yengemin sofrasıyla baş başa bırakayım ben sizi:



         kalabalık olduğumuz için yengem küçük masayı da kurmuş,halam amcam ben ve Rabiş onda yedik..




      mutfaktan sürekli taşımamak için akıllı ve hamarat yengecim açık büfe kurmuş,oradan yaptık servisi...
      bunlar da mamalardan bi kısmı..

      



                                                               tuzu çok mu dökmüşüz ne??



ben kaçtım yine görüşmek üzere
herkese sevgiler
ceycey

24 Temmuz 2013 Çarşamba

ortaya karışık post-2

selam herkese!!
bloğa yazmayalı epey bi zaman oldu..ara vermemi merak eden olmadı,henüz o kadar takipçim yok ama ben zaten karşımdakiler sormadan da içimden geçenleri anlatan bi çatlak olduğumdan,nedenini açıklayayım efendim..
sıcaklar,rehavet,sonrasında da Ramazan ayının gelmesi..
yani özel veya önemli herhangi bi durum yok hayatımda..
herşey aynı,klasik hayat...
çok şükür ki sağlıklıyız.......deyiip,devam ediyorum.
Ramazan öncesi evde her evde yaşanan Ramazan telaşı vardı.evde büyük temizlik yaptık kızkardeşimle.
o zaten epey i vaktimizi ve enerjimizi aldı.peşinden hemen Ramazan geldi.
-bu arada kızkardeşim İstanbul da Üsküdar'da özel bir lisede öğretmenlik hayatına başlıyor,o Ramazan başlangıcında görüşmeye ve sonrasında yaklaşık iki haftalık seminere gitti-
özetle,hem çok yoğundum hem de aslında yazmak için çok bol vaktim oldu.ama yazmadım.
tembellikten,hep.

yazmadığım süre zarfında hayatımda güzel şeyler de oldu..mesela dodo hamile,yani iki ay sonra anneanne oluyorum nasipse..
bahçedeki kedimiz asker de -ismi asker ama kendi dişi,babamlar erkek sandığından asker koymuşlardı ama sonradan hamile kalınca anlaşıldı dişi olduğu..-tekrar hamile kalmıştı,üç gün önce o da yedi yavru dünyaya getirdi..henüz o kadar minnaklar ki..gözleri henüz görmüyor,tüm gün annelerini emip uyuyorlar.. gözleri açılınca onları da buraya ekliycem..

yine ilçemizde meşhur 20. Çilek Festivali-nam-ı diğer Sevgi Barış Dostluk Festivali düzenlendi.
ilk akşam Teoman vardı,dört kardeş onu seyretmeye gittik.
şimdiye kadar festival sayesinde Tarkan başta olmak üzere aklınıza gelebilecek hemen hemen her sanatçıyı dinleme imkanı buldum,ama Teoman ildiğim ilk kez geldi..sahne performansı gayet güzeldi..

ikinci akşam Murat Boz-ki zaten buralı,ve Gülşen vardı.üçüncü ve son akşam da Tarkan.
ama onlara gitmedik.e Tarkan buraya sekiz on yıldır her sene düzenli geldiği için,doyduk artık dinlemeye..

işte festivalin son gününden havaii fişek gösterileri..





 bu arada söylemeye gerek yok sanırım ama bilmeyenler yada bloğu yeni keşfedenler varsa blogdaki tüm fotoğraflar bana ait,ben çekiyorum.

bu da festivalin ilk günü gösteri yapan Solo Türk uçağının kadraja girebildiği anlardan bir iki kare:




geçenlerde kendimize çocuklarla mısır patlağı ziyafeti verdik..mısır a bizim burada misir denir,patlağına da kısaca pıtlak denir..pıtlak partisi yani:))



çay içerken yada yemek yerken genelde bişeyler okumayı severim..her zamanki gibi Selim İleri okuyordum o akşam..


bu da geçen akşamki karmaşık ruh halimin sonucu sinir stresten kendimi yemeye verdiğim bi an..
o halley tarzı marshmellowlar Şölen in Luppo su :)) bitterlisine bayılıyorum.
abartısız o sekiz taneyi kendim yedim..


bunları tanıştırayım sizinle..ismi Lamian.Çin de kendisinden bol miktarda tükettim senelerce.
hatta yetmedi her yıl gelirken buraya da getirdim,tatilde bile ayrı kalmadım yani.
Şeyda kaldığı yurtta kalmış ve memleketine dönmüş bi Uzakdoğulu kızın atılmak üzere olan eşyalarından bulmuş bunları.müdür depoya kaldırıp sonra da sanırım atacakmış,müdürden parasıyla satın almak istemiş,ama kadın ''biz yemeyiz,helal-i hoş olsun sen al hepsini'' deyince dünyalar onun olmuş:D
çatlak kardeşim hemen beni aradı,''abla sana bi sürprizim var!!'' diye..
meğer buymuş sürprizi!
koca bi koli lamian,bi haftada bitti.
o kadar ki hastalığından dolayı oruç tutamayan annem bile Uzakdoğu mutfağını sevmediği halde bunlardan kahvaltıda ikişer tane yedi her gün :)

bu kareler de Şeyda İstanbul a gitmeden önce sahile gezmeye tozmaya gittiğimiz bi akşamdan..



      şimdilik bu kadar..
      bazı üzücü sağlık sorunları yaşayan sevdiklerim var,duanızı bekliyorum..
      hoşçakalın,iyi geceler ahali...
      ceycey

6 Temmuz 2013 Cumartesi

little little in the middle 2-oradan buradan bi post daha

yazı hayatını bıraktığımı düşünenler varsa yanıldıklarını belirteyim efemm,zira hayata en küstüğüm anlarda bile yazmayı bırakmadım ben ;)

nasılsınız,uzun süredir görüşemedik naıubhxuwhdeeo ... tarzı hasbihali başka zamana bırakalım,ne dersiniz?
neden?deyü soracak olan varsa-bugün içime Osmanlı hatunu kaçtı- sebebi canımın sıkkın oluşudur, ki ben ne zaman moralim düşük olsa hemen neşeli hallere bürünmeye çalışırım ki enerjim düzelsin..

hadi o zaman ortaya karışık postumuza selam verelim!!

geçenlerde bi pizza yapmışım ki sormayın gitsin hacılar,ev ahalisi parmaklarını beraberinde yedi..
sevgili Çatı Katı İlkay'cığımın -nam-ı diğer Dominos İlkay- o meşhur pizza tarifinden yola çıkarak yaptım, mütthiş oldu!

                                                                 ahanda burada:



   tarif için İlkay'cığıma teşekkür ediyor,pizza ve bilimum mama kariyerinde başarılarının devamını diliyorum ;)

   geçen gün Şeyda'yla çarşıda işlerimiz vardı,epey yorulduktan ve benim kan şekerimin düşmesi sonucu  geçirdiğim krizden sonra önce bi yerde mamamızı yedik,sonra o kadar acıkmışız ki kesmedi hobaaa!! sahildeki kafelerden birine daldık. orada da nam nam nam ben tatlıya Şeyda da salatasına yumulduk!

  bu kareler de çaylarımızı yudumlarkene çekildi..







çay keyfinden sonra sahilde uzuuun ve güzel bi yürüyüş yaptık..

balkon sezonunu açtık bu arada:


vee bu da geçen haftaki deniz manzaralı kahvaltı soframız :



resmi kahvaltı yaparken değil akşamleyin çekmiştim,ama manzaramız budur :karadeniz 

mutfağımıza konuk olan bi yusufçuk bu da


bi kaç kare de dodo hanımdan gelsin efendim:
bilmeyenlere hemen söyliyeyim,kendisi benim kızım olupdu,yaklaşık bi yıldır benimle yaşayıpdı, ismi Çince 'fasulye'anlamına geliyor.


bunu daha bu sabah çektim,esnerken :)
iyi yakaladım ama!!
bu arada dodo ya MaaşAllah deyin nolur,çok nazar değiyor sürekli küçük bebek gibi hasta oluyor,yok ayağı şişiyor falan filan..



sabah dışarı çıkmak için kapının önünde beklerken çektim bunları da..ortadaki resim daha eski bi tarihten..

geçen hafta annemin doğum gününü kutladık,aynı gün iki önemli ve güzel haber de aldık hepsi bi arada oldu!
işte annemin pastasız doğum günü-şeker hastası değil ama tatlı yememesi gerekiyor-  fotoları:





mercimek köftesi Şeyda'ya,poğaçalar bana ait.. masa düzeni de yine bendenizden ;)
bugünlük bu kadar..
dedim ya bu ara yazamadım değil,yazmadım.ilham perim kocaya kaçtı sanırım,yenisini bekledim ;)

hepinize sevgiler!!
ceycey