15 Eylül 2013 Pazar

yeni cicilerim :p

güneşli ve soğuk(nasıl oluyorsa işte ama aynen öyle bugün) bir sonbahar pazarından merhabalar değerli okuyucularım..(kahretsin yazarın içine gene radyo-tv spikeri kaçtı!)

herkes ailesiyle pazar kahvaltılarında,bense işyerimde masamda gözleri şiş bi zombi edasıyla salınıyorum!..

üstelik koca binada tek ben varım-iznimi pazartesileri kullanabiliyorum.

dolayısıyla canım sıkılıyor,kendi kendime konuşmazsam-ki bunu yaparım genelde- uyumam an meselesi.

gelelim asıl gündem konumuza:post başlığında da yazdığım gibi,yeni ciciler aldım kendime.

efenim;ben triko tarzı şeyler giymeyi sevmeyen biri olarak ilk kez gittim ve Lc den kendime salaş bol bir laci triko aldım geçen akşam.

triko sevmeme nedenim vücuda çok yapışması.ama bu model salaş ve yarasa kol,bol bi model.o yüzden hoşuma gitti.

altına da dore-o baklava dilimi desenine dore deniyor yanlış bilmiyorsam,renk olan dore değil desen olanından amannn neyse işte- baskılı bir yine bol ve düz kesim salaş pantolon aldım.

Lc ye gidenler görecektir.şiddetle tavsiyemdir kızlar,her ikisi de.özellikle hafta sonları yürüyüş yapanlar,ya da gün içinde rahatlık arayanlar için hem tesettüre uygun hatları belli etmeyen hem de rahat salaş bir kombin.

üstelik fiyatları da çok uygundu:ikisini kırkbeş tl ye aldım.

işte cicilerim:



ayakkabılar ve triko tuniğin üstündeki saç tokası ise Koton'dan.onlar bu kombinden bağımsız,sadece yeni aldığım için beraber çektim fotoyu.

ayakkabılar indirimdeydi,görünce vuruldum desenine.' gelin sizi eve götüreyim 'dedim,aaa neden olmasın dediler ben de aldım :))

saç tokası lastik değil de,çıt çıtlı olanlardan.

ama ben onu toka olarak değil de,yaka iğnesi şeklinde kullanıyorum.ilk geçen gün taktım ve ofis arkadaşım Tuğçe çok beğendi.

pembe olduğundan üstüne de pembe şalımı takıyorum,uyumlu oluyor.

kısa yazmaktı niyetim ama yine uzun bi post oldu.

bayanlara:kızlar siz de kombin oluşturup bana  bu adresten gönderebilirsiniz,yayınlarım burada.

sevgiler..

ceycey



14 Eylül 2013 Cumartesi

İstanbul da sabah..

bu da İstanbul postu olsun.

sabahın altısında vardığım İstanbul da,oturduğum kafede camdan bakarken farkettim onu.
onunsa benden haberi yoktu.
o kadar güzeldi ki,içtiğim çayı falan bi kenara koyup resmini çekmekten alamadım kendimi.
bazen şehrin karmaşası gürültüsü yoğunluk vs. diyoruz,bunalıyoruz ama bakanlar için aslında bu beton kentte bile hala çok güzel manzaralar var..

sizi bana o sabah modellik yapan kumruyla baş başa bırakıyorum..






Safranbolu Gezisi'nden Kareler

Selamların en güzeli üzerinize olsun.
bugün hava gri.yağmur tıkladı tıklayacak camlara. ve ben bu postu size işyerimden yazıyorum(fazla mı mektup yazdım bu aralar ne?) 

uzun uzun yazmayacağım ahali,bugün bülbül modunda değil daha çok gözleri geceden kalmış zombi modunda dolanıyorum.yaptığım göz makyajı bile uykusuzluktan şişmiş gözlerime çare olmadı,düşünün.

sözü uzatmıyayım,sizi fotolarla başbaşa bırakıyorum..

sevgiler selamlar öperler..ben kaçtım...adiyos!!

not:sonbaharı sevenler beğenir diye tahmin ediyorum sararmış yaprakları.







6 Eylül 2013 Cuma

bu aralar ben..

yazıyorum yazıyorum olmuyor,ne yazdımsa sildim hadi baştan yazıyorum:
nasılsınız görüşmeyeli?özleniyor muyum? varlığımla yokluğum bir bu ara,ortadan kaybolursam sanırım kimse aramaya bile çıkmaz o kadar sessizleştim.

içime kapandım azıcık,sanırım mini bi depresyondan geçiyorum.

hem sebebini merak edenler için,hem de dua istiyeyim ben sizden:annem rahatsız.kanser gibi bi imtihandan geçiyoruz ailecek.ve on iki gün önce ben işteyken yeniden hastaneye kaldırıldı.bu sefer kemoterapi beyne zarar vermiş,tam düzeldi yürüyor her işini kendi hallediyor derken kısmi felç tarzı bişey oldu.

on iki gündür yiyorum içiyorum ama inanın ot gibiyim.anneme belli etmemeye çalışıyorum,çocuklara çaktırmıyayım güçlü görüneyim diyorum ama sonuçta ben de taştan yaratılmadım..bu bikaç gündür felaket bi şekilde elime makinamı alıp fotoğraf çekmeye gidesim,kendimi dağlara ovalara ıssız yerlere atıp yorgunluktan ölene kadar fotoğraf çekesim var.

neyse..önemli olan iki gün önce hastaneden çıktı ve şu an evde.en azından bilinci kapalı değil.düzelecek inşallah. sizden de çokça dua bekliyorum annem adına.

anlattığım nedenlerden ötürü epeydir ne yazasım geldi ne buralara uğrayasım.bugün ancak kendimde o isteği buldum dedim yazma isteği gelmişken yazayım,bari terapi olsun bana..

havalar soğudu.karadeniz de yağmurlar başladı.sonbahar adım adım geliyorum diyor,ama daha pastırma sıcakları var..

bu ara yoğunluktan sıyrılıp ruhumu dinlendirmek adına tek başıma köye çıkarma yapmayı planlıyorum.dağlara atayım bi kendimi..sonbahar ayrı güzel geliyor bizim  buralara,biraz ayağımı toprağa basar sararmış yaprakların arasında gezinirim..biraz-tabi köyün deresinde hala su kaldıysa-su kenarında oturur ayaklarımı sokarım suya..

metropol kızları bana kızabilir fazla natüralist diye,ziyanı yok ablalar siz metropol kızısınız ben hem metropol hem köy kızı..ikisini harmanlayabilmeli insan,diye düşünüyorum.

vayyy be amma birikmiş aslında yazacak şey,ama nedense uygun ânı bekledim işte.

bu aralar deli gibi kitaplarıma sardım  yine:hoş beni bıraksanız 7/24 okuryazarım da.buralarda bulamadığım ve okumayı çok istediğim Sn Selim İleri'nin bi kitabı vardı:Annem İçin.geçen onu netten sipariş verdim,dün geldi. bi de sanki başkasına hediye edecekmiş gibi hediye paketi yaptırdım.görseniz sanki cidden biri bana hediye göndermiş kadar sevine sevine açtım!! hehee
ay napayım bayılıyorum hediye almaya açmaya ben!hele ki bu hediye bi kitapsa,hele hele okumak istediğim bi kitapsa dünyalar benim oluyor!!

küçük şeylerle yetinmeyi bilmek lazım azizim..

neyse ne diyordum ben,hah kitabı aldım zaten yarısını yolda okudum.kalanı da gece uyumadan önce bitti. :))

bi de hiç yazasım yoktu dimi benim? kıh kıh kıh bak yazınca azıcık neşem yerine geldi..

neyse millet,siz okuyadurun ben kaçayım. yakın zamanda kendimi dağlara atarsam bi bol fotolu post planım var inş.sizin için.

hadi kalın sağlıcakla..

not:anneme dua edin emi??

31 Ağustos 2013 Cumartesi

yeniden buradayım!

uzun süredir yazamadım,affedin sevgili okurum.
bayram postlarına devam edeceğim demiştim;o bile yarıda kaldı.
uzun süredir sağlık sorunlarıyla uğraşıyoruz.annem yeniden hastaneye kaldırıldı,tedavi görüyor.
o arada kız kardeşim İstanbul'a taşındı,Anadolu Yakası nda öğretmenlik yapacak.
erkek kardeşim üniversiteyi kazandı,bir aya kalmadan onu da gönderiyoruz.
ve bu arada,annem hastanede.
hem çalışıp hem çocuklarla ilgilenmek,akşam eve gidince yemek yapmak,ev işi temizlik vs inanın kolay değil.
iki gün önce de beni böcek ısırmış uyurken,sabah farkettim.üç gündür geçmedi,aksine etkileri azalacağına arttı.yüzümün sol tarafı şişti,kıpkırmızı oldu,gözüm kızardı şişti.sanki dayak yemişim gibi geziyorum etrafta üç gündür.
mide bulantısı halsizlik,baş ağrısı ,bulanık görme de buna tuz biber oldu.böcek sağolsun.
bugün dayanamadım,işten izin alıp hemen karşıdaki hastanenin aciline gittim.serum yedim bi güzel.
kısacası,hem çok yoğun hem de bitik haldeyim bu ara..
duanıza ihtiyacımız var,annemin de bizim de.
hepinize kocaman sevgilerle
ceycey kaçsın mı?
hadi kaçtım ben.

16 Ağustos 2013 Cuma

Bayram Serisi Karşınızda:Bayram Temizliği

internette sorun olduğu için epey gecikmiş bi post oldu bu,halbuki kaaç gün önceden yayınlamayı planlıyordum.

vardır bi hayır deyip,sizi bayram öncesi Şeyda'yla yaptığımız süper ötesi temizlik sırasında çektiğim bi kaç kareyle baş başa bırakıyorum..

herkesin temizlik yaparkenki sıradan halleridir,buradaki halinden eser yoktu odamın.

sizin için odamın alt üst olmuş hali:

 
        camları Şeyda sildi.


      ben de dolapları döktüm,tek tek katladım.eşarplarımı normalde katlayıp çekmeceye koyuyordum bu sefer pek çok arkadaşın yaptığı gibi ütüleyip iğneyle eşarp askısına astım.daha pratik oldu.
eşarp düzenleme konusunda fikirleri olan arkadaşlar buraya belirtip bana fotolarını da gönderebilirler,onlardan''eşarp düzenleme postu''yaparım,değişik olur.






                                                     masamın dağınık ötesi hali..



                            bayram postları da geliyor,beklemede kalın!!
                            bu arada,sizin bayramınız nasıl geçti hadi bakalım eller klavyelere?!

4 Ağustos 2013 Pazar

ceycey yazıyor dan bi post daha:bu aralar ..


not:ceycey yazıyor dan 11 Mayıs tarihli bi posttur..


epeydir uzun bir post hazırlama imkanım olmadı..sebebine gelince bu aralar annemle meşgul oluyorum,kardeşlerimle ilgileniyorum(malum uzun yıllardır evde değilim,senede görüştüğümüz sadece bir ay,onda da akraba ziyaretleri vs derken eve aileme çok vakit ayıramadım)bir de bahar gelmesi hasebiyle evi baştan aşağı döktük temizledik;ki daha bitmedi..yapılması gereken çok iş olunca;sıraya koyduk her gün yavaş yavaş yapıyoruz.bugün kanepeleri ters çevirdik mesela..alt kısımlarını temizlik robotuyla parlattık;balkonu yıkadık..yarın da kızların bazalarının içi düzenlenecek..

son bir kaç gündür de kendime vakit ayırmaya çalışıyorum;sebebine gelecek olursak:
kızkardeşim Şeyda uzun süredir ''Kozmed''mağazasından bahsediyordu;oraya gittik iki gün önce.

pudram bitmişti ve Maybelline in benim kullandığım tondaki pudrası her yerde bulunmuyor;daha önce çok aradım bulamadım;niyetim bi pudra alıp çıkmaktı.tabii ki öyle olmadı :))

Ereğli de yaşayanlar bilir;Kozmed gibi bir mağaza burada ilk.tamam,iki tane avm miz var ama ilçede doğru dürüst bir kozmetik mağazası yoktu bu zamana dek..
o yüzden girince hemen çıkamadım,çünkü kaliteli markaların heryerde bulunmayan ürünleri var:Loreal,Dead Sea,Lierac,Maybelline,Deborah vs şu an aklıma gelenler bunlar..

mağazada cilt analizi yapılıyor,yardımcı olan bayan yüzümün bu ara çarşamba pazarı gibi olan ve fondötenle bile kapatamadığım halini görünce tavsiye etti;hemen yüzüme bir cilt analizi yapıldı.
sonuç diyenleri duyuyorum:TAM BİR FELAKET!!


çekilen üç fotoğrafın üçü de birbirinden berbattı..dermatolog hanım cildimin bebek cildi kadar hassas ve ilginç bi yapısı olduğunu;hem yağlı hem de kuru bi cilde sahip olduğumu o yüzden rastgele her ürünü kullanmamam gerektiğini söyledi.
''halbuki kullandıklarım hep dikkatle aldığım markaların ürünü ama işe yaramadı hiçbiri''dediğimdeyse bana bir kaç ürün tavsiye etti:servet ödeyerek ayrıldım mağazadan,iki tane de daha alınması gereken ürün var.

cildim hassas olduğundan yaz kış gece gündüz-evde bile-güneş kremi kullanmam gerekiyormuş..güneş kremine karşıydım,ta ki sivilce izlerini görene dek..

onun dışında Dead Sea markasının bir günlük temizleme sabununu verdi.fazla yağdan arındırıyormuş,iki gündüür kullanıyorum cidden ne parlaklık kaldı cildimde ne fazla yağ..

diğer aldığım ürünse Humic markalı,yine ilaç olarak geçen bir krem.gece kremini verdi,gündüz kremini de sonra alıcam.o da ciltteki fazla yağı atıyor,akne izlerini önlüyor;sivilcelenmeye karşı..

o günden beri-yani cildimin yakından berbat halini gördüğümden beri-özellikle yüzüme eskisinden de fazla ilgi göstermeye başladım;yakında Barbie face olucam kararlıyım ehueheue:))

resimde de görüldüğü üzere,sabunum ve gece kremim..
cildinde yağlanma ve bu yaşta bile sivilce sorunu yaşayan arkadaşlara öneririm..

şimdilik bu kadar;bir sonraki postta görüşmek üzere..

sevgiyle ,huzurla kalın..


ceycey



not:krem ve sabunun sonucunu merak edenler varsa,harika oldu yüzüm,artık ne yağlanma ne sivilce kalmadı,tavsiye ederim kızlar!!