Paris'e.
:))
siz ne sandınız acaba ? :))
normalde gezmeyi tozmayı seven bi şakirt olarak,azcık yurtdışı deneyimini de göz önünde bulundurursak;yeni yerler yeni kültürler keşfetmeyi,yeni tadlar denemeyi seven,çok kültürlülükten yana,ve bunları sentezlemeyi başarmaya çalışan biriyim.
enaniyet havada uçuyor eheehehe!!
ama Paris i sevmezdim.Fransa dan gelmiş ya da oraları görmüş arkadaşlarımdan edindiğime göre-ki kendileri Fransız vatandaşı-Fransa çok da matah olmayan,geçmiş tarihi pisliklerle dolu :) krallarının bile banyo yapmadan yaşadığı,belki de sevilecek ülkeler listesinin en sonunda bi ülkeydi işte.
ama bugün Paris 'e aşık oldum ben.
aslında en çok da Eiffel e..
bunları görüp de aşık olmayan olmaz sanırım..
gel de sevme işte!!






İnsan işte... Demir yığını boşluklara da aşık olabiliyor :) ''bi şakirt'' ifadesinde bi'yi uzatmasız okuyunca sorun olmuyor kardeş. Ama ''enaniyet havada uçuyor'' cümleniz devreye girince ''bi''nin uzun hali çağrışıyor. Sözlerim aslında nefsimedir. Asla kırmak ve dökmek namına yazılmamıştır. Ama ''şakirt'' gibi bir ifadeyi kullanmak ve taşımak ağırdır. Şakirt ifadesini kafamıza göre yorumlarsak problem yok. Hani var ya ''bence'' diye bir hastalık.. Ama evvel şakirtler penceresinden bakınca ya onlar şakirt değilmiş ya biz...
YanıtlaSilCümlelerde haddi aşan noktalar var ise hak helal edilsin. Yazanı boş verin yazdıran vardır illa ki. Sözü söyleyeni atın çöpe sözlere bakın ancak. Tekrar ve tekrar hakkınızı helal edin..
şakirt diyeyim ki;olmasam bile yolunda olayım..diye düşünüyorum.yoksa eskilerle asla boy ölçüşemem,tırnağı olamam.ama bazı şeyler riyayla başlar ve zamanla oturur,ortaokuldan beri ucundan kulağından bu işin içindeyim ve bu dairenin içinde bulunan herkes ben şakirdim diyebiliyorsa ben de kendime diyorum..demir yığını konusuna gelince:) evet aslında doğru dediğiniz,o bi demir yığını,ama bu biraz da sizin bakarken ne gördüğünüze bağlı değil mi? ne demiş o Zat,''güzel gören güzel düşünür,güzel düşünen hayatından lezzet alır..'' bazı şeyleri basite indirgemek yerine küçük de olsalar tat almaya bakıyorum,çünkü hayat çok çok kısa ve ben ufak şeylerle mutlu olmaya çabalıyorum. selamlar..
YanıtlaSilhakkım helal olsun tabii ki,üslup korunduğu sürece her tür eleştiri olmalı..sadece pohpohlanacaksak çok bencilce olur.. sözü söyleyen de ismi yazmadığı için,sıkıntı yok..
haddi aştığınızı da düşünmedim..tekrar selamlar.
Ceycey
Rabbim ''şakirt'' ifadesini dua hükmünde tasarruf etsin inşallah. Bazı şeylerin başlangıcı değil sonrası önemli. ''Tren raya nasıl direrse öyle gider'' ifadesi bu konuda boşa çıkmalı. Bazı şeylerin oturacağı varsayılan zaman meçhuldür maalesef. Ya da nefsin oyalamasından ibarettir. Sonuçta hayat ancak bir ''an''dan ibaret.
YanıtlaSilBazı şeyleri basite indirgemek konusuna gelince; zaten basit. İndirgenecek bir halleri yok :) Gördüğümüz herşey bize O'nu hatırlatıyorsa bu zaten tefekkür boyutu. Gördüğümüz her güzellik tefekküre kapı açıyorsa bundan güzel bir şey yok zaten. Kur'an'ın sorusu ve beklentisi olan ''tefekkür'' zaten şu zamanda hayatımızda çok az yer tutar hale gelmiş. Zihinlerin objelerle kirli ve kalplerin bu nedenle dağınık olduğu zamanlardayız. Belki bu açıdan ''Güzel gören güzel düşünür...'' sözünün çok zaman güzel görme boyutunda takılıyoruz. Perdelerde asılı kalabiliyoruz.
Anlayışlı yaklaşımınız için Rabbim razı olsun. Bazen söz haddi aşmaz ama cevap haddi fersah fersah geçebilir. Sözü söyleyen ancak bir ''abdullah''tan ibarettir. Zaten dünyada ''abdullah''tan başka bir varlık yoktur. Sadece bu kadar ''abdullah'' içinde ayırt edilmek için isimlere sahibiz...
Sultan-ı Ezel ve Ebed'e emanet olun.
Dua ekli selam ile.
:) dua için teşekkürler..bu ara en çok ihtiyacım olan şey.
YanıtlaSilCeycey